Bir Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi
- Ayşegül Uzgur

- 18 Şub
- 2 dakikada okunur
Yaşamdaki döngümüz, başlangıç noktamızı işaret eder
İnsan tabiatıyla müsemma bir canlıdır. Koruduğumuz ve korumakla mükellef olduğumuz doğamız; zahirimizi ve bâtınımızı doğrudan ve dolaylı olarak etkisiyle kuşatmaktadır. Var oluşumuz tüm sıcaklığı, gerçekliği ve işlevselliğiyle o doğaya entegre bir biçimde oluşumunu sürdürmektedir.

Oluşagelen döngüsel bu entegrasyon nasıl gerçekleşiyor, insan tabiatıyla müsemma olma halini nasıl ediniyor ve koruyor?
İnsanın başlangıç noktasına dönebilmesi için bireysel döngüsü yaşamında hangi döngüye karşılık geliyor, öncelikle buradan başlaması gerekir. Bilmenin içinde de; hangi isimle müsemma olduğunun bilinci ve başlangıç noktasının kendisi için neyi ifade ettiği barınır.
Söylemek İstediğim!
Tabiatımıza ve bittabi bireysel yaşamımıza karşı saygı, özveri ve bağlılık. Kendisine saygısı olan bir insan, tabiatına karşı sorumluluk bilinciyle özverili olma halini ona olan bağlılığa dönüştürerek bu entegrasyonun çarkını oluşturur çünkü hem zahirimizde hem de iç dünyamızda henüz keşfetmediğimiz döngülerimiz çarkın dönmesini bekler. Birbirini destekleyen ve izleyen bu entegrasyon, kendisiyle zıt bir tabiatla etkileşimi elden bırakmadan döngüsünü tamamlar. Çark her döndüğünde de yeni bir tabiî olanla karşılaşır. İşlevsel ve ehemmiyeti büyük olan bu karşılaşma döngünün bir parçası olarak insanda bireysel, davranışsal ve duygusal alışkanlıkların kapılarını açar. Böylelikle edindiği davranış ve duyguların ruhuna bürünür.
Gelelim nasıl koruduğuna;
Yaşam içinde belki de en zor şey; edinileni, sahip olunanı ve kazanılanı korumaktır. Ancak elbetteki her şeyin de bir usûl ve erkanı vardır. Usûl, asl olan insanın yaşamdaki gayesidir. Zira her canlı bir gayeye hizmet etmektedir. Burada hizmetten maksat, hem zâhirî hem de içsel olarak dünya hayatında anlaşılması ve gerçekleştirilmesi gereken fiildir, güzel ahlâktır. Erkan, gayeyi bir erdem ve ahlak üzere götürebilmek için sabit duruş sergileme halidir. İnsan önce anlayışını sonra bilgisini daha sonra da bunlardan doğacak olan gayeyi bir yaşam döngüsü haline getirir ve aklında, kalbinde, ruhunda muhafaza eder.

Peki biz insanoğlu, kendimiz için neye değer veriyor ve bu değeri nasıl sürdürülebilir hale getiriyoruz?
Döngüsel Yaşamın En Büyük Sırrı Değerde ve Değerlerimizde Gizlidir.
Soru sormak, özellikle de doğru soruyu sormak, döngülerimizin düğümlerini çözüme kavuşturur.
“Kim olduğumuz
Nasıl bir insan olduğumuz
Neye değer veriyor, değeri ne ile ölçüyor olduğumuz hakkında bir fikre sahip olup olmadığımız ve tüm bu soruların bizdeki karşılığı..”
Soru sormaktaki amaç, konunun yalnızca müsemma haline bürünme ve onu koruma ile tamamlanmadığını belirtmek içindir, zira her bir soru yeni bir döngü ve sorunun yolunu açar ve biz, varlık ve yaşam içindeki yerimizi bulma halimizi daha anlamlı kılabiliriz. Yeni döngüden maksat; tecrübe değil, insanın ruhen, bireysel yapılanmasında yeni bir katmanı keşfetmesidir. Açılan her katman yeni bir personanın doğuşunu beraberinde getirerek insanın tüm melekelerinin canlı kalmasını kolaylaştıracaktır.
Bu haller insan belki de farkında olmadan yaşamaktadır.
Katmanlarımız keşfedilme ile, yaşam, döngüsünü gerçekleştirme ile, değerlerimiz ise, hayat gayemiz ile vuslat olmayı bekler çünkü yaşam, her döngüsü ile kıymetli bir hediyedir.



Yorumlar